08 Aralık - Hatıra

Bugün de döndük yönümüzü Hatıraya. Hazırlıklar yapıldı, malzemeler yüklendi tuttuk yamacın yolunu. Sabahın erken saatleri ile tırmandık Hatıranın zirvesine beklemeye başladık rüzgar. Bugün güzeldi hava. Belki yeni arkadaşlar bir süre durdular diye üzgünlerdi ancak bugün hava hem eskileri hem yenileri çalıştırdı. İlk uçuşuna çıkanlarımız da oldu, hafa sertledi diye eski arkadaşlara bırakılan kanatlarla hedefe iniş çalışanlarımız da. Sonuçta uçuşan kanatlarla renklenen bir gök yüzü karşıladı bizler.








02 Aralık - Hatıra

Birinci dönemi bitireceğiz neredeyse, göl gör ki Hatıra'nın gözleri yaşlı. Uzaktan uzaktan izliyor bizi o tıknaz, bodur yapısıyla. "Ama, ama..." diyor. "Ama daha bana gelmediniz ki..." diyor hatıra. Gözleri dolu dolu, istediği şeker verilmemiş ufak masun bir çocuk gibi.

Üzülme be Hatıracım, sana da geliriz. Senden de uçarız, yamaca iniş çalışırız, yeterki sıkma canını, sil o göz yaşlarını diyor eğitmenlerimiz. Ve soluğu hatırada alıyoruz.





Hatıra bu hafta başka kulüplere de acıtasyon yapmış herhalde ki kalabalık bir günle karşı karşıyayız. Başka başka kulüpler, yer çalışanlar, ters kalkış çalışanlar, yamaca inenler, ilk uçuş yapanlar... ne ararsak her türlüsünden imkan sunuyor Hatıra bizlere bugün. Ah bide iniş alanı ekili olmasa. İmkan yok mecbur tarla üzerindeyiz ancak gel gör ki her adımımızda ciğerimiz yanıyor, o cılız bedenlerini toprağın üzerinden yeni göstermeye başlamış yavru bitkilerin üzerinden geçtikçe.

Yamaçta ise tamamen farklı bir hava var. İlk uçuşların KP uçuşlarının arasında vakit buldukça değişik ve sanatsal pozlar veriliyor yamaçta. Modern sanat her çekilen fotoğrafta adım adım daha ilerilere gidiyor sanki. O kadar açılıyor ki tıkansa geri dönemeyecek nefesi kesilecek sanatın. İşte o sanatsal çalışmalardan bir kaç örnek;




Orda, bir bulut var uzakta. O bulut, bizim bulutumuzdur.

Eğitmeni ile KP'si ile Başlangıcı ile uçuşundan inişine pek çok farklı çalışmayı gözlemleme imkanımız oldu bugün. İşte tepede tutma çalışmalarından bir video daha ekleyelim.


Daha ileri düzey manevralar çalışan KP'lere ek olarak başlangıçlar durur mu peki? Onlarda veriyor gazı. Vur patlasın, çal oynasın çatır çatır uçuyorlar. İlk uçuş mu dersiniz artık 3-4 uçuşlar yapanlar mı dersiniz, hepsinden bol bol vardı bugün. İşte onlardan da bir örnek koyarak bitirelim artık bu etkinliği değil mi?


01 Aralık - Racon

Zaman hızla akıyor ve etkinlikler son hızı ile devam ediyordu. Gün geçmiyor ki bir etkinlik daha olmasın, gün geçmiyor ki başlangıçlar adına patlaksız bir gün olmasın. Evet başlangıçlar içinde çalışmalara ve uçuşlara izin verdi. Her ne kadar sayılı olsalar da hiç uçmadılar dersek yalan olur. Ancak bu gün onlar için uçuş değil gözlem günüydü.

Neden mi? Çünkü eski arkadaşlar yamaca iniş, kanadı tepede tutma, kanat tepede yamaç tırmanma gibi daha ileri hareketleri çalışıyorlardı. Öğrenmeleri ve gözlem yapmaları için bol bol fırsat vardı bugün. Ki öyle de oldu. Lafı fazla uzatmadan bugünün çalışmalarından birkaç kareye bakmanızı isterim.



Bu çalışmalara ek olarak, eğitmen uçuşlarını izlemek için de fırsatımız oldu bugün.




25 Kasım - Racon

Yeni bir gün, yeni bir etkinlik. Rüzgarımız yönü itibari ile bize Raconun arka taraflarını gösteriyordu. Bizde tuttuk yolumuzu. Malum servisler yanaşamadığı için biraz uzun bir yürüyüş bekliyordu bizleri. Yürüyüşün mesafesi dert değildi ama üzerilerinden geçmemiş gereken yeni sürülmüş tarlalar yürüyüş hızımızı bir hayli etkiliyordu. Ankara'nın kesici soğuğu da işlerimizi pek kolaylaştırmıyordu doğrusu...

Yamaca geldiğimizde ekiplerimiz bölündü. Yer çalışması yapacak olanlar kanatlarını hazırlarken, uçuş yapacak olanlar malzemelerini sırtlandılar ve yamacın tırmanışına başladılar. Bu günün bir özelliği vardı, özellikle henüz ilk uçuşlarını yeni yeni yapmaya başlayan arkadaşlarımız için. İrtifa. Racon bize kalkış imkanı sunduğu cephesi dolayısıyla diğer alternatiflerimiz Hatıra ve Recaiye göre hatırı sayılır bir miktar irtifa sunuyordu bugün bizlere.

Yukarı tırmananların yüzleri gülüyordu ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Yerde çalışma imkanı sunan rüzgar tepede ise kalkışa izin vermiyordu. Hoop durun biraz diyen Racon pis gülümsemeler ile izliyordu bizi olduğu yerden. O sırada tepedekiler efkarlı bir şekilde uzaklara dalmışlardı.

Her şey bir yana. Şimdi hakkını yememek lazım Racon'un. Tamam belki başlarda pek sıcak davranmamış olabilir bugün bizlere ancak sonunda ilk uçuş yapacak arkadaşlara da izin verdi. Bunu da göz ardı etmemek lazım değil mi?


Gün sonuna yaklaşırken çekilen fotoğraflara bir slogan belirlendi bugün. "Ayılar da uçabilir" Bu slogana sebebiyet veren görüntüleri de burada paylaşmazsak olmazdı herhalde...



24 Kasım - Recai

Bir sabah daha tuttuk odanın yollarını. Amacımız belli. Her zamanki gibi vaktinde odada buluşup etkinliğe gitmek. Saati gelince buluştuk odada, hazırladık malzemelerimizi. Biz tam takır hazırdık ancak hava durumları ufaktan tıkırtılar yapıyordu. Etkinlik olacağı belliydi ama en çok yüzü gülenin kimler olacağı net değildi. Nitekim Recai'ye vardığımızda öğle saatlerine kadar yeni arkadaşlarımızın çalışmasına olanak sağlamış olsalar da öğlene doğru şiddetini arttıran rüzgar yeni arkadaşların yerlerini eskilere bırakmasına sebep oldu. Aktif üyelerimiz ters çalışma pratikleri yaptılar öğle saatlerinde. Akşam üzerine doğru yumuşayan rüzgar tekrar yeni arkadaşlara çalışma imkanı sunarken Recai üzmedi bizi. Yenisiyle eskisiyle hepimizin yüzüne tatlı bir gülücük kondurdu da gönderdi.



17 Kasım - Hatıra

Gazi Havacılık Topluluğu Önemli Günlerde Bu Hafta...

Bu hafta acayip bir hafta oldu. Aslında Cem Yılmaz güzel demiş "Azar azar yap, ortaya yap." Aynen de o kıvamda bir haftaydı bu hafta bizler için. Her türden aktiviteden azar azar oldu, hepsi de güzel oldu.

İnanmayan varsa liste yapalım;

-Yer çalışmaları
-KP uçuşları
-KP adayı uçuşları
-Aktif Uçuşları
-Eğitmen uçuşları
-Yamaca iniş çalışmaları
-Ters kalkış çalışmaları
-Yelken uçuşları
-Kalabalık grup uçuşlar
-İlk Uçuşlar

Evet, çok şey oldu olmasına ama bunlardan biri var ki bugünü özel kılıyor. O yüzden kalın kalın insanın gözüne batıyor zaten :) Ancak dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var. İlk uçuş değilde ilk uçuşlar olması. Çünkü bir değil iki değil tam sekiz tane ilk uçuş oldu bugün. Hatta kimisi hızını alamadı iki uçuş yaptı.

Kabaran uçuş defteri kokusu alıyorum. Yılın ilk uçuşlu gününü sekiz kişi gibi güzel bir rakamla başlattık. Ee tabi onlar havada iken arkadaşlarının da ağızlarının suyu aktı birazcık yalan yok. Darısı da artık onlara. Örneği gördüler sonuçta değil mi?

Bugün hakkında uzuun uzuuun yazmak isterdim ancak daha güzel bir fikrim var. Madem ilk uçuşlar bizim için bu kadar önemli. O zaman videoların birkaçını koyalım da göstersinler önemlerini değil mi?

Biraz eğitmen kalkışı görelim de gözümüz gönlümüz açılsın.



Ardından İlk Uçuşlardan örnekler görelim.




İnişten, uçuştan bir kaç da fotoğraf ekleyelim,




Biraz da günün rengini anlatan fotoğraf eklersek tarifimiz hazır.





İyi güzel videolar, fotoğraflar falan var diyorsun da yazı nasıl olacak? Diyecekler için söyleyeyim. Yazısız kalır mıyız hiç? Madem ilk kez uçtular, madem bu önemli, o zaman hislerini bi anlatsınlar değil mi? 

Anlatacaklar tabiki. İlk Uçuş Yazıları ile. O zaman yazısının devamında söz onlarda, artık maillerden okursunuz ;)

11 Kasım - Recai

Ah Recai...

Sezonu açalı 3 hafta oldu ve sen daha şimdiden yeni arkadaşların gönlüne taht kurdun. Artık senin hikmetinden midir nedir bilemiyoruz bir şekilde bizleri seni ziyarete getirmeyi başarıyorsun. Bu yılki ilk uçuşları kendinden mi çıkartmaya çalışıyorsun nedir?

Tam olarak neye çabalıyorsun bilemiyoruz o kuru ve soğuk görünen sarımsı bitki örtünün altında ama büyük bir şeyler planladığın kesin. Önceki hafta iptal olan etkinliğimize içerlediğinden midir nedir bu hafta ne yaptıysan çok güzel çalıştırıyorsun bizleri.

Ufak ufak esen rüzgarlar senin o sarı tenini yalayıp geçerken bize gün boyu koşuşturmaca imkanı sunuyor. Tüm bu çalışmalar yavaştan sonuçlara doğru mu geliyor ne sanki? Duyduğuma göre bazıları ilerletmiş çalışmalarını. Dönüşler başlamış, kendi kararlarını kendileri almaya başlamışlar. Nedir yoksa birilerinin ayaklarını yerden kesmeye mi çalışıyorsun sen Recai söyle bana?

Ne? Demek yakın ha? Demek yakında gök kubbe ile tanışacak arkadaşlar olabilir aramızda öyle mi? Peki Recaiciğim söyler misin bize isimlerini? Meraktan çatlıyor insanlar. Söyleyemez misin? Demek kendileri tatsın anın büyüsünü dersin öyle mi?

Sen bilirsin Ey Büyük Recai...

Diye konuştuk bugün Recai ile karşılıklı. Pek bir anlayışlıydı kendisi. Güzel sözler etti bizlere karşı. Sevineceğimiz haberler verdi bizlere isim vermeden. Çok ısrar ettik ama büyüsü kaçmasın dedi kendisi. Daha da hızlanalım diye tatlı tatlı estirdi rüzgarını. Uygun hava koşulları yarattı bizlere bugün de Recai. Belli ki hedef koymuş kendine, bu yıl ilk kez benden uçacaklar diye.

Dolayısı ile çalıştık biz de gün boyu bol bol. Koştuk tarla üstünde sağa sola. Düzelttik slaytları, çevirdik kanatları...

Öğle arasında verdik bir mola, başladık oyunlar oynamaya. Boş durulmadı tabi ki oyun sırasında. Oluşturuldu rönesans ressamlarını kıskandıracak pozlar. Yok yok yanlış anlaşılmasın, bildiğimiz Ninja bu.

Bizler çalıştık, yorulduk, eğlendik iyi güzel. Ama hele ki Recai güzel güzel haberler verirken enerjimiz biter mi? Bitmeezz...

Yolda döktük kurtlarımızı. Bir yerden atmak lazım sonuçta fazla gelen enerjiyi değil mi?