17 Kasım - Hatıra

Gazi Havacılık Topluluğu Önemli Günlerde Bu Hafta...

Bu hafta acayip bir hafta oldu. Aslında Cem Yılmaz güzel demiş "Azar azar yap, ortaya yap." Aynen de o kıvamda bir haftaydı bu hafta bizler için. Her türden aktiviteden azar azar oldu, hepsi de güzel oldu.

İnanmayan varsa liste yapalım;

-Yer çalışmaları
-KP uçuşları
-KP adayı uçuşları
-Aktif Uçuşları
-Eğitmen uçuşları
-Yamaca iniş çalışmaları
-Ters kalkış çalışmaları
-Yelken uçuşları
-Kalabalık grup uçuşlar
-İlk Uçuşlar

Evet, çok şey oldu olmasına ama bunlardan biri var ki bugünü özel kılıyor. O yüzden kalın kalın insanın gözüne batıyor zaten :) Ancak dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var. İlk uçuş değilde ilk uçuşlar olması. Çünkü bir değil iki değil tam sekiz tane ilk uçuş oldu bugün. Hatta kimisi hızını alamadı iki uçuş yaptı.

Kabaran uçuş defteri kokusu alıyorum. Yılın ilk uçuşlu gününü sekiz kişi gibi güzel bir rakamla başlattık. Ee tabi onlar havada iken arkadaşlarının da ağızlarının suyu aktı birazcık yalan yok. Darısı da artık onlara. Örneği gördüler sonuçta değil mi?

Bugün hakkında uzuun uzuuun yazmak isterdim ancak daha güzel bir fikrim var. Madem ilk uçuşlar bizim için bu kadar önemli. O zaman videoların birkaçını koyalım da göstersinler önemlerini değil mi?

Biraz eğitmen kalkışı görelim de gözümüz gönlümüz açılsın.



Ardından İlk Uçuşlardan örnekler görelim.




İnişten, uçuştan bir kaç da fotoğraf ekleyelim,




Biraz da günün rengini anlatan fotoğraf eklersek tarifimiz hazır.





İyi güzel videolar, fotoğraflar falan var diyorsun da yazı nasıl olacak? Diyecekler için söyleyeyim. Yazısız kalır mıyız hiç? Madem ilk kez uçtular, madem bu önemli, o zaman hislerini bi anlatsınlar değil mi? 

Anlatacaklar tabiki. İlk Uçuş Yazıları ile. O zaman yazısının devamında söz onlarda, artık maillerden okursunuz ;)

11 Kasım - Recai

Ah Recai...

Sezonu açalı 3 hafta oldu ve sen daha şimdiden yeni arkadaşların gönlüne taht kurdun. Artık senin hikmetinden midir nedir bilemiyoruz bir şekilde bizleri seni ziyarete getirmeyi başarıyorsun. Bu yılki ilk uçuşları kendinden mi çıkartmaya çalışıyorsun nedir?

Tam olarak neye çabalıyorsun bilemiyoruz o kuru ve soğuk görünen sarımsı bitki örtünün altında ama büyük bir şeyler planladığın kesin. Önceki hafta iptal olan etkinliğimize içerlediğinden midir nedir bu hafta ne yaptıysan çok güzel çalıştırıyorsun bizleri.

Ufak ufak esen rüzgarlar senin o sarı tenini yalayıp geçerken bize gün boyu koşuşturmaca imkanı sunuyor. Tüm bu çalışmalar yavaştan sonuçlara doğru mu geliyor ne sanki? Duyduğuma göre bazıları ilerletmiş çalışmalarını. Dönüşler başlamış, kendi kararlarını kendileri almaya başlamışlar. Nedir yoksa birilerinin ayaklarını yerden kesmeye mi çalışıyorsun sen Recai söyle bana?

Ne? Demek yakın ha? Demek yakında gök kubbe ile tanışacak arkadaşlar olabilir aramızda öyle mi? Peki Recaiciğim söyler misin bize isimlerini? Meraktan çatlıyor insanlar. Söyleyemez misin? Demek kendileri tatsın anın büyüsünü dersin öyle mi?

Sen bilirsin Ey Büyük Recai...

Diye konuştuk bugün Recai ile karşılıklı. Pek bir anlayışlıydı kendisi. Güzel sözler etti bizlere karşı. Sevineceğimiz haberler verdi bizlere isim vermeden. Çok ısrar ettik ama büyüsü kaçmasın dedi kendisi. Daha da hızlanalım diye tatlı tatlı estirdi rüzgarını. Uygun hava koşulları yarattı bizlere bugün de Recai. Belli ki hedef koymuş kendine, bu yıl ilk kez benden uçacaklar diye.

Dolayısı ile çalıştık biz de gün boyu bol bol. Koştuk tarla üstünde sağa sola. Düzelttik slaytları, çevirdik kanatları...

Öğle arasında verdik bir mola, başladık oyunlar oynamaya. Boş durulmadı tabi ki oyun sırasında. Oluşturuldu rönesans ressamlarını kıskandıracak pozlar. Yok yok yanlış anlaşılmasın, bildiğimiz Ninja bu.

Bizler çalıştık, yorulduk, eğlendik iyi güzel. Ama hele ki Recai güzel güzel haberler verirken enerjimiz biter mi? Bitmeezz...

Yolda döktük kurtlarımızı. Bir yerden atmak lazım sonuçta fazla gelen enerjiyi değil mi?

10 Kasım - Recai

Bir etkinlik daha ve bizler tekrar Recaideyiz. Bugün de güzel bir etkinlik günüydü ama uzun uzun fotoğraflar dizip anlatamayacağım sizlere. Çünkü elimde ardı ardına dizebilecek bir sürü fotoğrafım yok.

Aman ne güzel, fotoğraf çekilmemiş buraya laf olsun torba dolsun misali yazı diziyor diyenleriniz için özellikle belirteyim. Çünkü bu etkinliğin fotoğraf anlamında zayıf olmasının bir sebebi var. Bu etkinliği eğer tek kelime ile tanımla deselerdi "azim" derdim.

Sabah geldik ve çalışmalar başladı. Rüzgar pek şiddetli değildi, hatta yok denecek kıvamdaydı. Ufak değişimler dolayısı ile bir o yana bir bu yana koşuşturup durduk. Böylesi güzel ve tam antremanlık havada da fırsatı kaçırmadık ve sürekli çalıştık.

Gün içerisinde o kadar gelişen arkadaşlar oldu ki keşke videolarını çekip izletme imkanımız olsaydı. Tarlanın sonuna gelir gelmez bohça yapılan kanatlar koşarak (evet koşarak) tarlanın diğer ucuna taşınıyor ve daha eğitmen gelmeden serilip hazır hale geliyordu. O kadar azim ve hızla çalıştılar ki gün sonuna kadar 8 turu gören kanatlar oldu. Çok verimli geçen harika bir gündü bugün bizler için.

Ancak tüm bu çalışmalar havanın bize sağladığı nimetler olmadan olamazdı. Hızı az rüzgar her daim çalışma fırsatı sunarken yönündeki değişimler bizlere dust devil gözlemleme fırsatı sundu. Havadan bahsetmişken bir CB oluşumunu gözlemlemek için de bizlere fırsat doğdu.



03 Kasım - Recai

  Veee Kasım ayı gelir. Bu ayla beraber soğuk günler bizleri bekler. Üstelik bu hafta kalabalık da bir haftaydı. Başka kulüplerden pilotlar yer çalışıyorlar, uçuyorlar Ankara'nın sarı tonlu bitki örtüsüne renk katıyorlardı.





  Kasım ayının ilk etkinliğinde bizleri biraz sert bir hava bekliyordu. Hava tahminlerinde rüzgar yönümüz Recai gösterirken servisler çalışılacak olan bölgeye gelip konularını aldılar. Sabah yapılan brifing ardından ekipler oluşturuldu, kanatlar açıldı. Açıldı açılmasına ama tahminlerden farklı olan bir durum vardı karşımızda. Rüzgar o kadar zayıftı ki beklemek durumunda kaldık. Çeksek mi, çekmesek mi hadi çekelim derken rüzgar dalga geçercesine yön ve hız değişikliklerinde bulunuyordu. Bir süre sonra kıvama gelen rüzgar çalışma için uygun yarattı. Ancak buna sevinç duyarken rüzgar hızlandı. Bu hızlanış bir bekleme furyasına daha soktu bizleri. Belki zayıflar dedik ama nafile.
  Tabi başlangıçların gözleri yaşlı. Bir ikisi ancak çalışabilmiş iken rüzgarın şiddeti sahneyi eski üyelere bırakmalarına sebep oldu. Ters çalışacak üyeler geçti bu sefer kanatların başına. Başladılar pratik yapmaya. O sırada hayranlıkla parlıyordu kanat arkasında yardımcı olan insanlar.






  Uzunca süren bir pratik ardından yemek molası verildi. Mola sonrası uygun hava koşullarını sağlar belki düşüncesi ise tepe arkasında bakıldı ki oda ne? Hava gayet güzel. Hemen oluşturuldu bir kervan ve göç başladı. Tepe ardına giden bu zorlu yolda yorulanlar, bıkanlar, terleyenler, düşenler oldu ancak yılmadılar. Çalışma aşkı ile azimle devam ettiler yollarına.
   Rüzgar bu sırada boş durmuyordu. Pusuya yatmış hazırda bekliyordu. Kuşanılır kuşanılmaz bir esmeye başladı... Dalga geçercesine oyun oynuyordu bizlerle.  Çalışmamıza izin vermedi. Baktık böyle olmayacak, eğitmenlerimiz dedi "Biz göğüsleyelim seni." İşte o an bir oyun doğmuş oldu.




28 Ekim - Yeni Sezon



28 Ekim Pazar günü, bir önceki akşam devam eden whatsapp konuşmaları okunmuş, yapılan börekler çiğ köfteler ağızlarını sulandırmıştı. Oda yetmezmiş gibi birbiri ardına yığılan fotoğraflar içlerindeki yamaç paraşütü aşkını körüklemiş ancak bilinmez bir korku heyecan karışımı içerisinde bugün olacakları bekliyorlardı. Aralarından bazılar cin gibiydi o sabah. Bir önceki gün etkinliğe gelen arkadaşları mesajlarla bunaltmış neler yaptılar, neler ettiler öğrenmişlerdi. Biz biliyoruz ne olacak edalarında geziyorlardı. Ancak haberleri olmayan bir değişken vardı bu denklemde. Hava..

Gölbaşı'nda kanatlar açıldı, pozisyon alındı. Bir bekleme başladı, beklendi beklendi beklendi… Herkesin aklında Sermiyan Midyat “yaprak kıpırdamıyor” diyordu o an. Baktılar olacak gibi değil bir ses yükseldi kalabalıktan. Takla. 5 Nokta taklası. Bunu duyan Gazililer ne yaptı peki? Dizildiler sıralı ve başladılar takla atmaya. Ardından oyundu yemekti derken vakit geçti gitti.



O sırada denklemdeki değişkenimiz ne yaptı? Esmeye başladı ama biraz fazlaca esti. Çalışan yeni öğrenciler zorlanmaya başladılar. Ee ne oldu peki? Daha deneyimlilere biraz yol açtılar. Ee onlarda biz eskiyiz diyorlar ya hani? Düz çekmek neymiş dediler döndüler kanatlara ters bir şekilde ve başladılar ters çalışmaya. Başlangıçların gözler yaşlı, büyülenmiş bakıyorlar. Eskiler de durur mu? Veriyorlar gazı, yansın dursun.






Özet mi lazım? Her şeyden azar azar yap, ortaya yap.





27 Ekim - Yeni Sezon

    26 Ekim Cuma günü toplantıda herkesin gözleri eğitmenlerin üzerindeydi. Bir önceki hafta yağışlardan dolayı etkinlik olmamış, tüm yeni üyelerin ağızları sular içinde bu haftaki haberi bekliyordu. "Belki bu hafta" diye içlerinden geçiriyordu başlangıçlar. İlk kez kuşama girmenin, ilk kez kanat çekmenin heyecanını yaşayacaklardı belki de. Herkes pür dikkat gözlerini eğitmene dikmiş beklerken o kelimeler yuvarlanır eğitmenin ağzından, "Hafta sonu etkinlik var arkadaşlar."
    27 Ekim cumartesi sabahı odaya akın akın öğrenci gelmeye başladı. Bir karmaşa hakim ortama. Birileri var koşuşturuyorlar, birileri var tartılıyorlar, birileri var "yahu ne oluyor" bakışları içinde etrafı izliyorlar sessizce. Kimileri bir işin ucundan tutmak istiyor ancak ayak bağı olurum endişesi ile eski üyelere kaçamak bakışlar atıyor. Etrafta uçuşuyor sayılar, kasklar, buzzlar, mojolar...
   İşte böyle başladı 2018-2019 yılının ilk etkinliği. Yeni bir döneme girmiş, yeni üyeler ile etkinlik için hazırlık yapılıyordu. Saatlar 8.37'yi gösterdiğinde 33 yeni, 14 eski üye eğitmenler eşliğinde hareket etti. İki büyük servis Gölbaşı'nın yollunu tuttu.
  Evde hazırlanmış böreklerin çiğ köftelerin kokusu sardı servisi. Ne kadar sürecek soruları arasından varıldı yamaca. Komut verildi ve kafile başladı çalışma alanına doğru göçüne.
  Heyecanlı üyeler başladılar yer çalışmaya ama... öyle kolay olmadı. Slide'lar la boğuşanlar, iri kayalar ile güreşenler azimle aştılar bu zorlukları. Kimisinin kolları morlu kimisinin yüzleri kırmızı bitirdiler bu günü alın teriyle. Başarmanın verdiği haz ile döndü hepsi okula. Gazi Havacılık üyesi olmanın gururu vardı yüzlerinde.


Çiğ Köfte Yapıldı

 Kurabiyeler Hazırlandı
 Kekler Pişirildi

Vee çalışılacak alana göç başlar...

 Ee tabiki hazırlanan kek, kurabiye de öğle arasında yendi







21-24 Nisan Ölüdeniz SIV

Fethiye 
1. Gün 21.04.2018
 Hepimizin beklediği an gelmişti, sonunda hayallerimizin gerçekleşeceği yerdeydik. Sabah Fethiye bizi sert bir rüzgarla karşılasa umudumuz vardı. Hemen otelimize yerleşip kahvaltımızı yaptıktan sonra 1200 takeoff’un yolunu tuttuk. Hava hepimiz için uygundu. Bizim için tek sorun tandem sırası beklemek oldu. Sırayla önce eğitmenimiz gidip ardından öğrenciler uçmaya başladı. Hepimiz ilk günün artı bir heyecanıyla asimetrik kapanmalar, önden kapanmalar ve keskin 360’lar çalıştık. Gün hala bitmemişti ve ikinci siv’sine gelen arkadaşlarımız ilk günden stolla tanışma fırsatını yakalamıştı. Hepimizin teoriklerde sıkça bahsettiği olayları yaşayarak öğrenme fırsatı bulmuştuk. İkinci sortide yarım bar speedli, full speedli kapanmaları de denedikten sonra yorgunlukların en güzeliyle otele dönüp güzelce dinlendik
2. Gün 22.04.2018
İlk günün heyecanını artık üzerimizden atmış neyle karşılaşacağımızı daha çok bilerek takeoff yolunu tuttuk. Kendimize güvenimiz artık daha çoktu. Kapanmalarımız daha sert, stollarımız daha kontrollüydü. İlk defa spiral denemelerini de yaptıktan sonra ikinci sorti için tekrar çıktığımızda rüzgar yönü tersti bir süre take off’da bekledikten sonra iniş alanına geri gittik sahilde brifingmizi yaptık. Yol yorgunluğumuzu da üzerimizden attığımıza göre ve uçuşlarda gittiğine göre günün kalanını Gazi havacılık olarak denize girerek değerlendirdik. Akşam hep beraber yemek yedikten sonra her etkinliklerde olduğu gibi bu etkinliğimizdede havuza atılan arkadaşlarımız oldu. Eğlenceli bir geceden sonra yarın için büyük hevesle günü sonlandırdık.
3.Gün 23.04.2018 
23 Nisan’ın bize süprizi kapalı olan 1700 ve 1800 take off’ların açılması oldu. Yeni bir take off’a gidiş ve daha da yüksek oluşu bizi heyecanlandırıyordu. Bu yüksek irtifada kulüp pilotu adaylarımız daha çok spiral derin spiral wingover alıştırmaları yapma fırsatı yakaladılar. Kulüp pilotlarımız ise daha çok stol tecrübesi edinip derin spiral çalışıp irtifalarını wingoverlar atarak bitirdiler. Havanında el verişli olmasıyla dolu dolu iki sorti çıkardıktan sonra günü uçuş için tamamlayıp tekrar denize doğru yol aldık. Uçarken gördüğümüz o güzel manzarayı gün sonunda yüzerek tadını çıkarmak bizim için pahabiçilemezdi. Herkes neler yaptıklarını denizde birbirlerine anlatıyordu. Gün sonunda sahilde brifing yaptıktan sonra denizin yolunu tutup gün sonu yorgunluğımuzu denizde atmış olduk.
4. Gün 24.04.2018 
Son günümüzde son hazırlıklarımız yapıp takeoff’un yolunu tuttuk. Artık daha rahattık 3 sorti uçuşlarımızı tamamlayıp büyük bir yorgunlukla otele gidip duşlarımızı aldıktan sonra hep beraber yemek yedikten sonra otobüsümüze bindik. Biraz buruktuk, yolda herkes çekilen videoları birbirine izletip gönderdikten uykuya daldık. Sabah gözümü Ankara’da açtık ve bu güzel yorucu ama çok keyifli etkinliği geride bırakmış olduk