2023'e de tabii ki yamaçta başladık. Sabah Gölbaşı'nda alışverişe durduğumuzda daha marketler bile açılmamıştı. Eh yeni yılda herkes bizim kadar hevesli uyanmamış demek ki. Recai'ye geldiğimizde her zamanki gibi sisle karşılaştık. Ama şanslıydık çok beklemedik. Hemen tepenin yolunu tuttuk. Öğlene kadar güzel uçuşlar gerçekleşti. Öğleden sonra hava sertlemeye başladı ve kulüp pilotları çalışmaya başladı. Bol bol tepede tutma, soaring, yamaca iniş gördük. Yaşlı olup sürekli dinlenenler de vardı (usame), kanı kaynayıp 2 saat aralıksız çalışan da (barışcan)... Soaringe bir oturup pir oturanlar da (fatih). Herkesin çalışabildiği verimli bir gün olmuştu.
1 Ocak Pazar RECAİ
24 Aralık Cumartesi RACON
Sabah odadan Recai diye yola çıkmıştık ancak tahminler yanılmıştı. Yolda durup fabrikanın dumanlarını gözlemledik ve Racon'a gitmeye karar verdik. Bu sene ilk kez Racon'un güneyinden uçuşlarımızı gerçekleştirecektik. Birçoğumuz ilk kez Racon'a tırmanıyorduk ve tepenin adını daha iyi anlamaya başlamıştık bile. Bu tepelere isim verenleri saygıyla selamlıyoruz. Gün boyu uçuşlar devam etti ve herkesin uçtuğu verimli bir gün olmuştu.
17 Aralık Cumartesi Hatıra
Hatıra’ya iner inmez dilime şu dizler takılmıştı:
“Sarmış ufuklarını
senin gene inatçı bir duman
Beyaz bir karanlık ki,
gittikçe artan”
Bembeyaz sisle kaplıydı tepenin etrafı. Bir hüzün perdesi
adeta… Âh kayboluverse, şu gamlı gönüllerimiz bir tutam huzur buluverse. Çok şey
mi istiyoruz Tanrım! Hikmetinden sual olunmaz.
Baktık kaybolacağı yok, zor zamanlar için ayırdığımız oyunu da
göstermenin zamanı gelmişti (dikkat vertigo tehlikesi). Gayet basit bir oyundu.
Kulak memesi çapraz şekilde tutarak dönülür ve 10 metre ilerideki hedefi ilk
alan kazanır. (Hedefi ıskalayıp yüz üstü çamura düşenler için sorumluluk kabul
etmiyoruz).
Nerdeyse iki tur oynamamıza rağmen sis bir türlü dağılmak
bilmiyordu. İşin romantizm boyutu kaçmaya başlamıştı artık. Neyse dedik ve tüm
oyunlarımızı tüketmeye yemin ettik. Bu zamana kadarki en kalabalık vampir
köylümüzü oynadık (Tam 7 tane vampir vardı). Bir bir vampir avına başlamıştık
ki karambole bir şekilde soytarıya astırarak oyuna erken veda etmiştik. Biz en
iyisi sinyal’den devam edelim dedik ve bu sefer kesinlikle hilesiz(!) bir
biçimde hakkımızla oynamaya başladık.
Ee bu oyun da bitmişti sırada ne var?? (Yoksa yasaklı oyun
mu?) Homurdanmalar yavaş yavaş başlayacak gibiyken aniden sis dağıldı ve
haşmetlimiz yüzünü göstermeye başladı. Derin bir oh çektik ve malzemeleri sırtlanıp
vakit kaybetmeden tepeye çıktık.
Her ne kadar oldukça vakit kaybetmiş olsak da herkesin uçuş
yaptığı bir gün olmuştu. Olumsuz hava koşulları sayesinde parawaiting
skillerimizi geliştirdiğimiz bir günün ardından geriye kalan sis yüzünden
nemlenmiş kanatlar (şu an odada açık bir vaziyette katlanmayı bekliyor),
çamurlu ayakkabılar ve dahi pantolonlar, yorgun ve uykulu gözler (hep seni
bekler), ve ilk uçuşunu yapmış şaşkın suratlar…
27 Kasım Pazar RECAİ
Yine
hava koşullarından dolayı cumartesi etkinlik olmamıştı. İki servisle Recai’ye
doğru yol almaya başlamıştık. Geçen hafta uçuşların başladığını görenler kıpır
kıpırdı. Bu hafta onlar da uçabilecek miydi ki? Önce uçanlar tepeye doğru yol
aldı. Kalanlar da hemen yer çalışmaya başlamıştı. Herkes tepeye çıkıp ilk
uçuşunu gerçekleştirmek için hızlıca çalışıyordu. Sıfır rüzgarda kanat çekerken
dalağını bırakanlar bile oldu. Ama sonunda mükafatlarını aldılar ve tepeye
çıkmaya hak kazandılar. Gün sonu geldiğinde yerde neredeyse kimse kalmamıştı.
Bugün de birçok kişi ilk uçuşunu yaptı. Geçen hafta gelenler çaktırmadan uçuş
sayılarını artırmaya başlamışlardı bile. Öğlen rüzgar sertlemesine rağmen son
derece verimli bir etkinlik günü gerçekleşti ve günü bu mutlulukla bitirdik.
20 Kasım Pazar HATIRA
Kapalı bir Hatıra günü bizi bekliyordu. Havanın kapalı olması bir bakıma sevindirici bir haberdi. Ancak rüzgar, tahminlerde görünenden fazla olunca sevinçler kursaklarda kalmıştı. Henüz 4-5 uçuş yapılmıştı ki rüzgar aniden sertlemeye başladı.
Hava sertleyince kulüp pilotlarımız tepede kanat tutma, soaring ve yamaca iniş gibi manevralar çalıştılar. Biz de rüzgarı iliklerimize kadar hissederken onları gözlemledik. Hava, ha yumuşadı ha yumuşayacak derken günü bitirmiştik. Baktık rüzgarın azalacağı yoktu en iyisi toplanalım dedik ve günü bitirdik. Yamaç paraşütü sporunun %50’sini oluşturan parawaiting etabını da deneyimlemiş olduk. Bir sonraki etaba geçebilmek için bolca sabır biraz da gusül gerekiyor. Zaman neler gösterecek…
13 Kasım Pazar - RECAI TEPESI
Kasım soğukları bütün ağırlığıyla üzerimize çökerken yine günün henüz ışımadığı bir sabaha uyandık. Bugün diğer günlerden farklıydı, dün ilk uçuşlar yapılmış, gelmeyenlerin umutları yeşermişti. Sonunda büyük gün gelecek, uçabilecekler miydi? Kimileri umut dolu kimileri de bu hafta uçamayız kesin diyerek odamızın yolunu tuttu.
Gün güzel başlamamıştı, rüzgar tepemizi karşılamıyor devamlı yön değiştiriyordu.Yer çalışmaları istediğimiz hızda ilerlemese de kanatlarımız bir bir azalıyor, koşusunu tamamlayanlar tepeye çıkmaya hak kazanıyordu.
Neyse ki öğleden sonra rüzgar tepemizin diğer yönünü karşılar oldu, hızlıca eşyalarımız toplandı, yer değiştirildi. Sonunda uçuşlar başlayacaktı. Brifingler yapıldı, kiminin stresi azaldı kimi daha da panikledi.
Ve sonunda ilk uçuşlar yapıldı, ufak tefek hatalar olsa da uzun ve zorlu yer çalışmamız meyvelerini verdi.
İnişte oturanlar, zıplayanlar, yanlış komut uygulayanlar olsa da yine herkesin sapasağlam bir şekilde evine döndüğü bir günü arkamızda bıraktık.
Geride yer çalışması devam eden arkadaşların boynu bükük, gözü yaşlı, kulağı eğitmende, aklı tepede kaldı...
12 Kasım Cumartesi - RECAİ TEPESI
Hay Allah, ne dondurucu soğuklar gelmişti henüz, ne yağmur ne çamur ne de kar. Recai bizi özlemiş, biz kanatları çok özlemiştik ama recaiyi özlemiş miydik orası muamma.
Bizi ne çok ağırlamıştı bu sene recai. Bu hafta ilk uçuşlar başlar mıydı ki? Bazı kişiler yer kanatlarından kovulmuş, tepeye çıkma cezası verilmişti, 5 kez inip 5 kez çıkmayacaklardı tabii ki, başlangıç kanatları karşılayacaktı onları tepede.
Fakat hava azıcık aktif mi neydi? Havanın düzelmesini beklerken mola verip kanatları izlemeye koyulmuştuk, herkes en az da olsa bir kere yer çalışmıştı. Bugün ilk uçuşumuzu yapabilecek miydik ki?

.jpeg)


.jpeg)







.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)






.jpeg)



