29 Eylül - Racon


Sezon açılıyordu, yeni kayıtlar gelecekti. Her şey iyi güzel de sezonla beraber işler yoğunlaşıyor, ortam geriliyor, herkes sorumlulukları peşinde koşmaya başlıyor. İşte bu yüzden kendimizi biraz şımartmalıyız diye düşündük. Bunun en güzel yani ne peki? Mangallı semaverli etkinlik...

Standart düzen toplandık aldık malzemeleri. Geldik racona. Rüzgarın izin verdiği ölçüde çalışmalara başladık. Ters çekenler oldu, düz çekenler oldu, hatta ilk uçuşunu yapan bile oldu.


Karınlar acıktı yemek molası verildi tabiki. Mangalı almışız, semaveri almışız, kenarda durur mu onlar? Durmaz tabiki. Ee yaktık bizde. 


Hava her zaman tam çalışmaya izin vermiyor. Bugün de öğlen oluşan termikler, sürekli dönen rüzgar uzun bir öğle arası yapmamıza sebep oldu. Raconun tek ağıcının dibine yanaştık, oturduk gölgesine. Konudan konuya atlandı, kahkahalar atıldı, semaverler bitti bitti yeniden dolduruldu. 


Bu sırada değişik fotoğraflar, sanatsal açılar da denendi. Artık olduğu kadar. Belki gün boyu canımız çıkana kadar çalışamadık ancak kendimize geldik. Yayıla yayıla, tadını çıkarta çıkarta bir etkinlik yapmanın zevkini yaşadık hepimiz. Muhtemelen uzun süre bu rahatlığa hasret kalacağız...

21-22 Eylül Ayaş ÜPP



Ayaş, bu camiaya girmiş her pilotun kariyerindeki elbet bir dönemde denk geleceği yegane tepe. Ancak bu seferki uçuşların bir özelliği vardı. Önceki seferlerinde hiç olmamış bir farklılık. Bu geziye gazi olarak gidilmedi. Üpp olarak gidildi. Peki nedir bu üpp? Açılımı Üniversite Pilotları Paneli olan bu yapı bu camiaya katkıda bulunan üniversite pilotlarını bir araya getirmek üzere kuruldu. Yönetim kurulundaki görevlilerin kararınca da ilk etkinliğinin ayaşta, karasal bölge pilotlarının elbet yolunun geçeceği yerde yapılmasına karar verildi.

Bu konuda belediye ile görüşmeler başladı. Afiş tasarlandı ve anlaşmalar yapıldı. Ayaş belediyesi bize çok geniş imkanlar sunarak bizi orada konaklattı. Programda ne mi vardı?

Terminalden Ayaşa ulaşım
Kamp alanı
Ulaşım günü sabah kahvaltısı ve akşam yemeği
Take-off servisleri ve iniş alanı take-off arası çalışan ringler
Akşam hamam organizasyonu
Kamp ateşi
Ertesi günün kahvaltı ve akşam yemekleri

Derken liste uzayıp gidiyor. Ve belediye açık gönüllülükle bunların hepsine ev sahipliği yaptı.  Bu etkinlik Türkiye’de bir ilk olarak tarihe geçerken 100’ün üzerinde katılımcıya ev sahipliği etti.  Şehir dışlarından gelen pilotlar terminalden alındı Ayaş’a bırakıldı.

Hep beraber köy konağında yapılan kahvaltı ile güne başlanıldı. Ardından kamp alanına geçilerek çadırlar kuruldu ve tepeye çıkışlar başladı. Kulüplerin eğitmenlerine yerel eğitmenler tarafından verilen brifingin ardından yerel pilotlar ile açılış yapıldı.

Takip eden saatlerde akşam yemeği, havuzlu hamam etkinliği ve kamp ateşi gelerek etkinliğe devam edildi. Takip eden gündeki kahvaltı, akşam yemeği ve terminale ulaşım da cabası. Üstelik bunların tamamını belediye karşıladı.

Böylece bir kamplı etkinliğin daha sonuna gelerek sezonu açtık.




Biraz Belediye Çatlatalım ;)





Allah'ım ben ne yapıyorum burada sorgulaması...


Belediye Konağında Akşam Yemeği


31 Ağustos - Abant


Her yıl olduğu gibi bu yılda da bir Abant gezisi bizi beklemekteydi. Yeni üyelerimiz soruyor, “Sayın gazi neden Abant?” bu sorunun güzel bir cevabı var. Ve maalesef bu cevap sözle y da yazı ile anlatılamıyor. Fiziken görebilmek gerekiyor. Heleki bu yıl çok sebeplerini bize gösteren önemli bir yıldı. Neden mi? Çünkü çok çalıştık…

Her yıl olduğu gibi bu yıl da zamana karar verildi. Klasiktir, okullar açılmadan önce yapılır bu iş. Stantların, başlangıç derslerinin, yer çalışmalarının da öncesinde yapılır. En sakin zamandadır. Kendimize ayırdığımız kendimizi şımarttığımız zamandır bu Abantın zamanı.

Sabahtan toplandık odamızda. Herkeste aynı soru var, acaba ben de ters çalışacak mıyım? Bu soru neden önemli peki? Ters çalışmak sizin bu sporda atacağınız yeni bir adımdır. Kalkışlarınızı değiştiren, ben pilotum artık hissi uyandıran yegane şeydir. Peki bunu nerede çalışmaya başlarız? Abantta. İlk kez Abantta yer çalışır yeni pilotlarımız.





Çıktık yola, sohbetler muhabbetler devam etmekte, elden ele poğaçalar börekler dönmekte. Bir harala gürele vardık öğle vakti Abanta. İnen herkes başladı koşuşturmaya. Bu hareketli yarışın tek bir amacı vardı. En ideal kamp yerini seçmek. İlk iş zaten kurulmak oldu. Çadırlar açıldı, matlar serildi. Çadırı bitenler dikildiler Yk’nın başına. İstekleri kanat almaktı. Kanat alalım da çalışalım istiyorlardı.

İyi güzel, kanatlar da çıktı başladık çalışmaya. Uzun süredir kanada dokunmayan arkadaşlar hava izin verdikçe unutulan bilgilerini tazelediler. Bir süredir gelenlerimiz ise ilk kez ters çalışmanın tadına baktılar. Bu kafa bulandıran, öğrenilmiş bilgileri alt üst eden ama bir o kadar da kontrolü sizde hissettiren eylemin tadına baktılar.

Düz çektik, ters çektik, eskiler devraldı, eğitmenler ileri seviye kanatları açtı derken saatler ilerledi. Hava kararmaya ortam soğumaya başladı. İçimizi ısıtması için ne yapmalı? Ateş yakmalı. İşte o zaman geleneksel ormancı yarışları başladı. Aldım verdim usulü 2 ye ayrılan takımlar ormanın içine daldılar. Düşmüş, parçalanmış ağaç dallarını toplayarak kamp alanına getirdiler. Akşam yapılacak kamp ateşi keyfinin yakıtı olarak.




Kaynak toplandı, sandalyeler açıldı, herkes aldı yerini ateş başına ve ateş yakıldı. Ateşin yanına mangal, mangalın yanına semaver yakıldı ve sohbete başlandı. Tavuklar bir yandan dönüyor, içecekler elden ele geziyor, sopalara takılan marsmellowlar ateş üzerinde gezdiriliyordu. Herkesin keyfi yerinde, şarkılar söyleniyordu.



Ancak söylememiz lazım ki ateş başında bu kadar rahat oturan arkadaşlar, bu yıl hava hiç olmadığı kadar sıcaktı bilin isteriz.

Sabah ile ancak güne ayılmayı başaranlar ateş başında toplandı. Kalan ateşten bir semaver daha yakıldı. Kahvaltılar yapıldı, zeytinler peynirler paylaşıldı. Kahvaltısını yapan döndü çadırının başına toplanmaya. Neden mi? Son ana kadar çalışılacak çünkü.



Ters çekenler, düz çekenler, yerde yuvarlananlar, kanatları alıp yamaçta tepede tutma çalışan eskiler derken kanatların yere değmediği gayet verimli bir gün daha geçti. Bu önemli bir ayrıntı çünkü yıllardır olmayan bir şey başımıza geldi bu Abantta. Herkesin ters çalışmaya fırsatı oldu. İki günde ciddi ilerleme kaydedenler, kanatla beraberlik yaşayanlar yüzleri güler şekilde bindiler araca ve dönüşün yolunu tuttular.

Abant bir kez daha yüzlerimizi güler şekilde gönderdi bizleri evimize. Yeni yılın stresi başlamadan biz bize kendimize zaman ayırmış olduk.

9 Mart - Racon

Tatilden dönmüşüz, millet uçmaya aç. Ama havalar bizim tarafımızda değil pek. Etkinlikler bir bir iptal oluyor, olmazsa da gidip tepede oturuyoruz. Herkesin rüyalarını süslüyor uçuşlar ama kimsenin elinden gelmiyor bir şey... Derken akşam 22.43 ve bir haber gelir. Yarın etkinlik var. İnsanlar heyecanlı, insanlar umutlu başlarına gelecekleri bilmeden...

Etkinliğe gidildi, belki bir umut. Ancak racon bizle dalga geçiyordu adeta. Uçuşlara izin vermedi. Kaldık tepede gün boyu. Güneşi izledik, rüzgarı dinledik. Gün içinde kısacık bir süre KPlere yaradı. Akşama kadar başlangıç uçuşu çıkmadı.

Ne güzel demişler, Kara tren gecikir belki de hiç gelmez. İşte bizim için de kara trenin gelişini beklemek gibiydi uçmayı hayal etmek o gün







17 Şubat - Ayaş

Gün geçmiyor ki havalar ısınmasın. Gün geçmiyor ki Ayaş bizleri Anadolu'nun bozkır yüreğine çağırmasın. O çağırdı biz de gittik. Ayaş bu, büyüğümüz. O der biz yaparız. Gideriz uçarız. Erken saatlerde sakin hallerinde yeni yeni orta irtifa ile tanışanlar uçar, Öğleye yaklaştığında ise biraz daha deneyim sahibi arkadaşlarımız uçar. Hava he desin biz hep uçarız. Sen yeter ki bize izin ver be Ayaş..






16 Şubat - Recai


Her zaman ki saatimizde odamızda buluştuk.Sabahın erken saatlerinde Recai Tepe’ye doğru gitmeye başladık.Tepeye vardığımızda hava koşulları çalışmalar ve uçuşlar için uygun değildi. Tabiki boş durmadık.Başladık oyunlarımızı oynamaya.Daha sonra kulüp pilotlarımız ve eğitmenlerimiz tepede tutma, soaring vb. çalışmalar gerçekleştirdiler.Gün boyu başlangıç arkadaşlarımız için uygun hava koşuları oluşmadı.Akşam vakitlerine kadar eğitmenlerimizin ve klüp pilotlarımızın çalışmaları ile geçti. Daha sonra etkinliğimizi noktaladık.

10 Şubat - Ayaş


Denizli’den sonraki ilk etkinlik olmasının verdiği heyecanla sabah malzemelerimizi alıp odadan yola çıktık.Fakat her zamankinden farklı olarak A kapısından değil Futbol sahasının arkasındaki kapıdan çıkmıştık.İnsanlar nereye gittiğimizi düşünürlerken  yavaş yavaş yol aldık ve Ayaş’a  geldik. Bizi bekleyen sisin dağılmasını bekledikten sonra 320 metrelik tepe gözlerimizin önüne serildi. Dinamit’ten uçamamış arkadaşlarımız ilk orta irtifaları uçarken;Dinamit’ten uçanlar da orta irtifa uçmaya devam etti. Kp adaları ilk defa termik dönmeyi denedi